Adıyaman Tut Hakkında Bilgi

TUT, 1954 YILINA KADAR KÖY STATÜSÜNDE IKEN, 1954 YILINDA BELDE, 20 MAYIS 1990 TARIH VE 20523 SAYILI RESMI GAZETE’DE YAYIMLANAN 9 MAYIS 1990 TARIH VE 3644 SAYILI KANUN ILE BESNI’DEN AYRILARAK ILÇE OLMUŞTUR.

İLÇENIN kuzeyinde Malatya-Doğanşehir ilçesi, doğusunda Adıyaman, batısında Gölbaşı ve güneyinde Besni ilçesi bulunmaktadır. Tut ilçesi Torosların
uzantısı olan Güneydoğu Torosların eteklerinde, Akdağ’ın güneyinde yer alır. Yüzölçümü 350 km² olup arazi genellikle dağlık ve engebelidir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1.050 metredir.  Fırat’ın kolu olan Göksu çayı, ilçenin güneyinden geçmektedir. İlçenin kuzey kesiminde yayla iklimi görülürken, güney kısmında ılıman bir iklim hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları yükselti nedeniyle soğuk ve karlı geçmektedir. İlçe, 7 mahalle, 14 köy ve 7 mezradan oluşmaktadır. Tut, Güneydoğu Torosların eteğinde kurulmuş çok eski bir yerleşim merkezidir. Güney ve Batı sınırı Göksu akarsuyu, doğu sınırı ise Şovak suyu ile çevrilidir. Tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Kaşlıca ve Sürmen yöresinde Tarihi eserlere rastlanmaktadır. Kurulan deresi yanında Ernişdere adında bir kale, bucağın batısında yer alan Sürmen’de ev kalıntıları, yatak yerleri ve mezarlar vardır. Ernişdere’de derenin sarp yerlerinde görülen su arkı ile Tut’tan Kaşlıca’ya doğru uzanan Gül Harığı yörenin eskiden oldukça kalabalık bir yerleşim birimi olduğunu göstermektedir. İlçenin Çamlıca Mahallesinde yer alan tarihi Vijne Köprüsü, bugünde ayakta kalan görkemli yapısıyla eski dönemlerin kervan katarlarına Uzun dönem hizmet vermiştir. Göksu üzerinde halen
görülmeye değer bir tarihi eser olarak duran bu köprüye benzer iki adet köprünün önceki yıllarda sel ve doğal nedenlerle yıkıldığı bilinmektedir.

Vijne Köprüsünün bir benzeri ise halen hizmet veren tarihi Şebker köprüsüdür. Bu köprü, İlçenin Tepecik Köyü ile Adıyaman’ın merkez Şerefli köyünü birbirine bağlayan yüzyıllarca ayakta kalmayı başaran önemli bir tarihi yapıdır. Şebker köprüsü, Şebker çayının dar ve kayalık bir kısmına oturtulmuştur. Yapılışındaki bu teknik sayesinde köprü, bugüne kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Bugünkü Tut İlçesi’nin 1560 senesine ait Kanuni Sultan Süleyman döneminin tahrir
defterindeki kayıtlara göre önemli bir yerleşim birimi olduğu anlaşılıyor. Yöredeki yerleşim, Oğuz boylarıyla Türkmen ve Yörük izlerini taşır. Bugünkü Havutlu
köyünü Havut yapan veya onunla ilgisi olan yörük Türkleri kurmuştur. Tut ve çevresinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. İlçenin batı tarafında bulunan
ve Sürmen denen arazide ‘Sürmene Taş Krallığı’ merkezinin bulunduğu rivayet edilmektedir. Buranın depremden yıkılması ile Tut şimdiki yerine taşınmıştır. Başka birsöylentiye göre de Tut, Kaşlıca köyünün yerine kurulmuş ve burada Türklerle Rumlar beraber yaşamışlardır.

Tut, Güneydoğu Torosların eteğinde kurulmuş çok eski bir yerleşim merkezidir. Güney ve Batı sınırı Göksu akarsuyu, doğu sınırı ise Şovak suyu ile çevrilidir. Tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Kaşlıca ve Sürmen yöresinde Tarihi eserlere rastlanmaktadır. Kurulan deresi yanında Ernişdere adında bir kale, bucağın batısında yer alan Sürmen’de ev kalıntıları, yatak yerleri ve mezarlar vardır.